islamin-temel-inanc-esaslari-nelerdir

İslamın Temel İnanç Esasları Nelerdir?

İmanla başlayan ve amelle devam eden İslamın temel esasları, Allah-u Teala’nın birliğine dayanan, Rasulullah (sav)’in kulluk modeli ile ihya edilen İslam dininin temelidir. İslam dininin temelini iman oluşturur. İslam düşünce ve inancın temelini oluşturan iman, ibadet ve amelden önce gelir. İslam’ın temel esasları, kişinin itikadını belirler. Bu temel esaslar Kuran ve Sünnet ışığında belirlenmiştir. Dört mezhepte küçük farklılıklar söz konusu olsa da, temelde İslam’ın temel esasları konusunda tek noktada birleşmektedirler. Bu şartları yerine getirmeyen insanlar, Müslümanlığın gereklerini yerine getirmemiş olur.

Peygamberimiz (sav), veda hutbesinde ‘ ben size iki şey bırakıyorum, biri Kuran, diğeri de Sünnetimdir. Kim bu ikisine yapışırsa sapmaz’ buyurmuştur. İslam’da temel esaslar, Kur’ana ve Sünnete göre belirlenmiştir.

İslamın Temel Esasları ve İmanın Şartları

İslam’da itikad ve amelde, İslamın temel esasları dikkate alınmaktadır. Bu şartlar, inancın, itikadın ve amelin temelini oluşturur. Bu şartlardan birini inkar etmek veya red etmek imanın eksik olmasına ve kişinin küfre girmesine neden olur.

1) Allah’a İman

Peygamberimiz (sav), Mekke’de ilk ortaya çıktığı zaman, kendini ilah ilan eden bütün şahısların red edilmesini, ilah kabul edilen putların red edilmesini ve ilah olarak yalnız Allah-u Teala’nın kabul edilmesini emretti. Bu inanç Kelime-i Tevhid’in kendisidir. Allah’ın 99 ismine iman etmek ve 99 ismi ile ona ibadet etmek, Allah’a imanın temelini oluşturur. Allah’ın varlığını tartışmak, Allah’ın eksik olduğunu beyan etmek, Allah’ın yere karışmadığını ve insanların hayatında otorite sahibi olmadığını beyan etmek, kişinin küfre düşmesine neden olur. İslamın temel esasları Allah’a ve Rasulüne iman temeline dayanmaktadır. Kısacası,Allah’ın sıfatlarına tam anlamıyla inanmak gerekir. Bu nedenle Allah’a imanın çok iyi bir şekilde anlaşılması ve idrak edilmesi her Müslüman’ın vazifesidir.

Peygamberimiz (sav) ile mücadele eden Müşrikler, Allah’ın gökte olduğuna ama onu temsilen yerde putları görevlendirdiğine inanırlardı. Allah Rasulü Hz. Muhammed (sav), Allah-u Teala’nın bu yanlış inançtan münezzeh olduğunu, bu emrin Allah-u Teala’dan olduğunu tebliğ etmiştir. Allah gökte ve yerde tek hakim, insanlar üzerinde hüküm ve hikmet sahibidir. Rızık veren, şifa veren ve günahları affedendir.

2) Meleklere İman

Allah’a imandan sonra Allah-u Teala’nın görevli ordusu meleklere inanmak, İslamın temel esasları literatüründe imanın şartlarından ikincisidir. Dört büyük melek vardır. Cebrail, İsrafil, Mikail ve Azrail. Cebrail (as), peygamberlere Allah’ın ayetlerini getiren melektir. İsrafil surayı üfürecek olan melektir. Mikail rüzgar, bulut, yağmur gibi doğa olaylarını Allah-u Teala’nın isteği doğrultusunda hareket ettirir. Azrail ise insanların canını almakla görevli olan melektir.

Bunların dışında ise Allah-u Teala’nın sayısız görevli meleği vardır. Yemezler, içmezler, evlenmezler ve uyumazlar. Nurdan yaratılmışlardır ve sadece Allah-u Teala’ya ibadet edip onun emir ve yasaklarını yerine getirirler. Kısa sürede dünyayı dolaşabilirler.

3) Kitaplara İman

Allah-u Teala’nın insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini ve Allah-u Teala’ya nasıl kulluk yapmaları gerektiğini belirten kitaplara ‘kutsal kitap’ denir. Bu kitaplar Cebrail (as) aracılığı ile peygamberlere gönderilmiştir. İslamın temel esasları içerisinde yer alan kitaplara iman imanın şubelerinden biridir. Dört büyük kitap vardır. Yahudilere gönderilen Tevrat, Hristiyanlara gönderilen İncil, Müslümanlara ve tüm insanlara gönderilen Kuran-ı Kerim, Hz. Davut (as)’ a gönderilen Zebur. Bu dört kitap da Cebrail (as) aracılığı ile Peygamberlere gönderilmiştir. Ancak günümüzde bozulmadan Orijinal bir şekilde kalan tek kutsal kitap Kuran-ı Kerim’dir.

Kuran-ı Kerim Allah-u Teala’nın sözüdür ve Cebrail (as) peygamberimiz (sav) indirmiştir. Günümüze kadar bozulmadan gelmiştir ve kıyamete kadar bozulmadan yeryüzünde varlığını sürdürecektir. Kuran-ı Kerim hayat kitabıdır ve Müslümanların hayatın her alanında nasıl davranması gerektiğini belirtir. Bunun dışında büyük, muska veya mezarlıkta ölüler için okunan bir kitap değildir.

4) Peygamberlere İman

Allah-u Teala’nın seçtiği ve bazı mucizelerle yardımcı olduğu peygamberler, Allah’ın elçisi ve aynı zamanda insanlara örnek şahsiyetlerdir. Peygamberlere iman, İslamın temel esasları içerisinde yer almaktadır. Önder, lider, komutan ve aynı zamanda elçi olan Hz. Muhammed (sav) Müslümanların peygamberidir. Hz. İsa (as) Hristiyanlara, Hz. Musa (as) Yahudiler gelmiştir. Kuran’da 124 bin enbiyadan bahseder. Kuran’da ismi anılan peygamberlerin dışında adı anılmamış binlerce peygamber insanlara hidayet yolunu göstermek ve Allah-u Teala’ya nasıl kulluk yapılması gerektiğini öğretmek için gönderilmiştir.

Mekkeli müşriklerin ve Yahudilerin iman etmeyişinin en önemli nedeni peygamberliğin Hz. Muhammed (sav)’e verilmesiydi. Bundan dolayı küfre girdiler. Ayrıca imanın diğer şartlarına da inanmıyorlardı.

5) Ahiret Gününe İnanmak

İmanın en önemli şubelerinden biri olan ve imanla küfrü temelden ayıran konulardan biri ahiret gününe inanmaktır. İslamın temel esasları, her Müslüman için önem arz etmektedir. Müşrikler hayatı sadece bu dünyadan ibaret sanıyordu. Peygamberimiz’e Velid b. Muğire, ‘ biz mi öldükten sonra tekrar dirilecek’ diyordu ve ahiret gününü inkar ediyordu. Müslümanlar, Allah için yapılan bütün amellerin ve işlenen günahların ahirette hesabının verileceğine inanır. İnsanlar, toprağın altında çürüdükten sonra Allah’ın ‘ol’ demesiyle tekrar ete kemiğe bürünerek dirilecektir. Bu nedenle Müslümanlar ahiret korkusuyla yaşar ve yaptıklarının cezasını ahirette çekileceğini bilerek yaşar.

6) Kaza ve Kaderin Allahtan Geldiğine İnanmak

Başımıza gelen kazalar ve olaylar, Allah-u Teala’nın iradesiyle meydana gelmektedir. Kadere iman İslamın temel esasları içerisinde yer alan temel konudur. İnsanlar tedbirini aldıktan sonra başına gelene razı olmalıdır. Başımıza gelen iyilikler de kötülükler de kaderimizde yazılıdır. Kader Allah-u Teala’nın elindedir ve isterse değiştirir. Kul Allah’tan ‘haram olmayan şeyler hususunda’ istekte bulunarak kaderi hakkında Allah’tan istekte bulunabilir. Allah insanların kaderini istediği gibi yönlendirebilir. Önceden insanların kaderini belirleyen rabbimiz, isterse bu kaderi istediği gibi değiştirebilir. İnsanlar sadece Peygamberlerin tebliğ ettiği sınırlar çerçevesinde tedbir alabilir. İnsanların kaderi hakkında tek hüküm sahibi Allah-u Teala’dır.

İslamın Temel Esasları ve İslam’ın Şartları

islamin-temel-esaslari-1

Bir Müslüman imanın şartlarına inandıktan sonra, İslam’ın şartlarını uygulaması gerekir. İmanın şartlarını kabul edip Müslüman olan kişi, İslam’ın bu beş şartını uygulamak zorundadır. İslamın temel esasları içerisinde yer alan imanın altı şartına, tas tamam iman eden bir Müslüman, İslam’ın bu beş şartını uygulamalıdır.

1) Kelime-i Tevhid

Allah, meleklere, kitaplara, peygamberlere, kadere ve ahiret gününe iman eden bir Müslüman, Kelime-i Şehadeti ikrar etmesi gerekir. Kelime-i Şehadet (tevhid) dille ikrar edilir ve kalben tastik edilir. Sadece dille söylemek yeterli değildir. Amelle de tasdik edilmesi ve uygulanması gerekir. Kelime-i şehadetin belli şartları vardır ve bu şartlar yerine getirilmelidir. Mekkeli müşrikler, bu kelimenin anlamını çok iyi bildiği için söylemekten bile çekiniyorlardı.

Mekke’deki putların ve putlaşmış insanların reddi anlamına geliyordu. Mekkeli müşriklerle Müslümanların arasındaki en önemli konu Kelime-i Tevhid idi. Mekkeli müşrikler, ‘putlar bizi Allah’a ulaştırıyor’ diyorlardı. Putlara sahiplenip kendi heva ve heveslerine göre kanun ve kural koyuyorlardı. Putları red etmek İslamın temel esasları içerisinde yer alan önemli bir konudur.

Kelime-i Tevhid ise bu putların kırılmasını, Allah-u Teala’nın birlenmesini ve Allah-u Teala’nın kitabına göre hükmedilmesini emrediyordu. Bu nedenle Mekke’nin ileri gelenleri Hz. Muhammed (sav) ile savaştılar. Müslümanlara işkence yaptılar ve her türlü boykotu gerçekleştirdiler.

Kelime-i Şehadet ‘Eş hedü Enla ilahe illallah ve Eşhedü enle Muhammeden abduhu ve rasuluhu’ kelimesidir.

Eşhedü enla ilahe, şahidlik ediyorum, red ediyorum ilahları (kendini ilah ilan edenleri, heykelleri, putları, mezarları, anıtları vs.)

‘İllallah’ Allah müstesna. (yanlız Allah’a ilahlık atfediyorum)

‘Ve eşhedü enle Muhammeden abduhu ve rasuluhu’. Ve yine şahitlik ediyorum, Hz. Muhammed (sav) Allah’ın kulu ve Rasulüdür.

2- Namaz Kılmak

Müslümanlar, Kelime-i Şahadet getirdikten sonra beş vakit namazı kılmak zorundadır. Namaz, İslamın temel esasları içerisinde amel boyutundaki ikinci önemli konudur. Namaz kılmayanlar için had cezası vardır. Dört mezhebte bu cezalar farklılık göstermektedir. Hanefi mezhebinde, namaz kılmayan kişi hapsedilir. Hapis cezasına rağmen namaz kılmamaya devam ederse, sürgün edilir. Dört mezhepte de beş vakit namaz konusunda her hangi bir taviz yoktur ve kılınmak zorundadır. Namaz kılmak için, namazın içinden ve dışından olan şartları vardır. Bu şartlar olmadan namaz kılınmaz. Namazın şartları,

  1. Hadesten teharet (boy abdesti alma ve namaz abdesti alma),
  2. Necasetten teharet (kan, irin, domuz yağı ve dışkı gibi necasetten temizlenme, namaz kılınan yerin bu necasetlerden temizlenmesi),
  3. Setri avret (Avret yerinin kapatılması, bayanlarda el, yüz, ayak hariç bütün vücudun kapanması, erkeklerde ise göbek üstü ile diz kapağının altı arasında kalan bölümün kapatılması),
  4. İstikbali kıble vakit ve niyet(Kıbleye dönerek ve hangi namaz kılınıyorsa o namazı niyet ederek başlama). İslamın temel esasları içerisinde yer alan namaz ibadeti, Mekke’deki Kabe’ye yönelerek eda edilir.
  5. Namazın rükünleri ise, iftitah tekbiri (Allah-u ekber diyerek ellerin kulak hizasına getirilmesi),
  6. Kıyam( Rüküdan sonra ayakta durma- ‘Rabbena lekel hamd’ diyecek kadar durma),
  7. Kıraat( Kuran’ı tecvidli ve usule uygun şekilde okumak. Sünnete uygun şekilde okunması gereken sureleri okumak.),
  8. Rüku ( bel kısmı yere paralel olacak şekilde eğilme ve ellerin diz kapaklarına dik bir şekilde koyma),
  9. Sücut ( Namazda secde),
  10. Kade-i ahire (kade-i ula ara oturuş, kade-i ahire son oturuştur).

Cinsel ilişki veya ihtilam meydana geldiği zaman her Müslüman boy abdesti almalıdır. İslamın temel esasları içerisinde ikinci sırada yer alan namaz, boy abdesti ve namaz abdesti alınmadan eda edilemez. Boy abdesti nasıl alınır? Boy abdesti şu şekilde alınır.

  1. Ağzı su verme,
  2. Burna su verme,
  3. Vücutta iğne ucu kadar boş kalmayacak derece yıkanma

Boy abdestinden sonra, namaz abdesti alarak namaz kılınabilir.

Cuma namazı, bayram namazı ve cenaze namazı, beş vakit namazdan farklıdır. Şartları da farklıdır.

Beş vakit namaz, unutulduğunda kaza edilmesi gerekir. Hasta olan kişi yatağında kılabilir. Hatta felç geçiren ve vücudunu hareket ettiremeyen hastalar, başkasından yardım alıp abdest alarak namaz kılmalıdır. Namazı bu hastalar gözle kılmalıdır. Yani göz kapaklarını hareket ettirerek kılmalıdır.

3) Zekat Vermek

İslam’ın üçüncü ve en önemli şartlarından biri zekattır. İslamın temel esasları içerisinde yer alan zekat, toplumsal bir ibadettir. Zekat zorunludur ve malla yapılan bir ibadettir. Zekatlık malı olan bir Müslüman, malının 40 ta 1’ni Müslüman fakirlere vermesi gerekir. Zekat ibadeti cizye ile karıştırılmamalıdır. Cizye, halifenin gayri müslimlerden aldığı vergidir. 80 gr altını olan her Müslüman zekatını vermesi gerekir. Zekatı İslam’da Halife toplar ve İslam’ın emrettiği şekilde Müslüman fakirlere pay eder. Halifenin olmadığı yerde Müslüman kendisi Müslüman bir fakire zekatını verebilir.  Hz. Ebu Bekir (ra), zekatı İslam dininden kaldıran mürtedlerle savaşmıştır.

4) Oruç Tutmak

İslam’ın dördüncü şartı oruç tutmaktır. Bakara suresi 183-185. ayetler, orucun farziyeti ile ilgili inen ayetlerdir. Oruç tutacak kadar sıhhatli akıl baliğ olan ve yolcu olmayan herkes oruç tutması farzdır. İslamın temel esasları içerisinde yer alan oruç, bedensel bir ibadettir. Yaşlılar, yolcular, hastalar, cihatta olanlar ve hayızlı bayanlar, oruçtan muaftır. Oruç her yıl Ramazan ayında tutulur ve fecrin başlangıcından yani imsak vaktinden, güneş batıncaya kadar Allah için yeme ve içmeden vazgeçmektir.

5) Hacca Gitmek

Peygamberimizin sünnetlerinden biri olan ve her gücü yeten zengin Müslüman için farz olan hac farizası, dünyadaki bütün Müslümanların bir araya geldiği bir ibadettir. İslamın temel esasları içerisinde malla ve bedenle yapılan bir ibadettir. Bu ibadet, peygamberimiz (sav)’in sünnetine göre ihya edilmelidir. Hac ibadeti Mekke’de bulunan Kabe’de gerçekleştirilen bir ibadettir. Harem-i Şerif bölgesinde yapılan hac ibadeti, Zeval, Zilkade ve Zilhicce ilk 10 günüdür. Bakara suresi 196. ayetin nazil olması ile birlikte hac ibadeti farz olmuştur.

Hakkında Burak ERK

Mevlüt için yasin kitapları, mevlüt için hediyelik ürünler ve amigurumi oyuncak seçenekleri sayesinde güvenilir alışverişin keyfini çıkarın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir